İlahi gücün yüzden çok tekrarla emrettiği "namaz" Yaratıcı'ya lazım olmayıp yaratılana lazım olduğunu yine kozmik bilim de ölçerek, bu emrin ilahiliğini teyit etmiştir.
10/08/2011 - 16:06
Namaza durulduğunda anten hükmünde alıcı vazifesi gören bedenimizle çevremizdeki "müspet enerjiler" çekilir, toplanır ve beden ısınır. Bedendeki menfileri atmak için de rüku ve secde denilen hareketler yapılarak enerji yönlendirilir; alın, burun, el, diz, ayakların sivri uçlarından defalarca yere temas edilen secde haliyle bedendeki "menfi enerjiler" topraklanarak atılabilir.
Yapılan ölçümlerde namazlı ve namazsız görüntüler çok büyük farklar ortaya koymaktadır. Namaz sonunda selam verildiğinde yani devre kapandığında insan enerji alanının parladığı, hem ölçülerek hem de ekstrasenslerce görülerek doğrulanmıştır. “Sizin yaratıcıya en yakın ânınız secde anıdır” derken acaba enerjinin menbaından dolayı mı bunu diyor? Bundan da, secde halinde alın ve ayaklar toprakla devreyi tamamlarlar. İnsan yaratıldığı toprakla böylelikle uyum sağlar. Ancak secde anında başa lazım olan temiz kan gönderilir ve beynin beslenmesi sağlanır. Yani beden, gerekli olan alışverişini yapar.
Tabi "Kitabi Müslüman" olarak aşağıdaki kuralı rehber edinmemiz gerekir. Namaz emredildiği için kılınır. Esas olan "Yaratıcı"yı tanımaktır. O'na kul olmaktır. Kozmik bilimin, ilim fen noktasındaki bu açıklaması ise akılları gözlerine veya midelerine inenler içindir.
Namazın bütün bu boyutları “avam” için olup, bir de namazın miracî mertebeleri vardır. Melekut alemindeki O’na kılınan namazlar gibi.
Dünyadaki en büyük izzet ve şeref, alemleri yoktan yaratıp insanın emrine veren Allah'a (CC) hakkıyla kul olmaktır.
GÜNÜN
SÖZÜ
Ölmeden önce tövbe edin. Hayırlı işleri yapmaya mani çıkmadan önce tövbe edin. Allahü tealayı çok hatırlayın. Zekat ve sadaka vermekte acele edin. Böylece rabbinizin rızıklarına ve yardımına kavuşursunuz.