Homere ameliyatlarda müzikterapi kullanmış ve başarılı olmuş. Platon özellikle müziğin öğretilmesi üzerinde çok durmuş. Aesculape, sağırlığı tedavi etmek için trampet kullanmakla meşhur olmuş. Gerek Çiçero ve gerekse Celsus, müziğin akıl hastaları üzerindeki iyi etkisinden bahsediyorlar. Aristoxenes, müziğin yemek sırasında iyi gittiğini, çünkü zihni ve fiziki aşırılığı müziğin bertaraf ettiğini söylüyor.
Türk İslam bilginleri Farabi, İbni Sina, Hasan Şuuri, Gevrekzade Hafız Hasan Efendi, Haşim Bey gibi yazarlar Türk müziği makamlarının vücut organlarına, mizaca ve icra zamanlarına ait etkilerini eserlerinde yazmışlar.
İbni Sina, müziğin tıpta oynadığı rolü şöyle tanımlıyor: “Tedavinin en iyi yollarından, en etkililerinden biri, hastanın akli ve ruhi güçlerini arttırmak, ona hastalıkla daha iyi mücadele için cesaret vermek, ona en iyi müziği dinletmek, onu sevdiği insanlarla bir araya getirmektir.”
Müzikle tedavinin tarihi tıp kadar eskiye gidiyor. Çünkü insanlar, tedavi araçlarını, çoğu kez bir arada kullanmışlar.
Tokatlı Mustafa Efendi’nin öğrencisi Hekimbaşı Gevrekzade Hasan Efendi rast, ırak, ısfahan, zirefkend, rehavi, buzurg, zengüle, hicaz, buselik, uşşak, hüseyni ve nevai makamlarının hangi tür çocuk hastalıklarına iyi geldiğini eserlerinde bildiriyor. Davud Peygamber’in hükümdar Saul’ü ruhsal depresyondan kurtarmak için mezamir okuduğu ve mizmar çaldığı kaynaklarla günümüze kadar ulaştırılmış bir bilgi.
YÜZYILLARDIR UYGULANIYOR
Günümüzden 900 sene önce Selçuklu Sultanı Nureddin Zengi tarafından Şam’da yaptırılan Nureddin Hastanesi’nde Türk müziği makamları yine tedavi amacıyla kullanılmış. Sonraki dönemlerde Amasya, Sivas, Kayseri, Manisa, Bursa, İstanbul (Fatih Külliyesi) ve Edirne şifahanelerinde müzik ile tedavi uygulanmış.
İlk defa Hintliler müziğin bitkiler üzerindeki etkisini incelemişler, 1900’lü yıllarda ise İngilizler ve Amerikalılar bu incelemeleri geliştirerek ilginç sonuçlar bulmuşlar. Rock müziğin tonlarının bitkileri soldurduğu bu araştırmada çıkan sonuçlardan biri.
Osmanlılar’da gerek çocukların gerekse erişkinlerin hastalıklarının müzikle tedavisinde temelde müzikteki denge, uyum ve adalet kavramının bulunduğu anlaşılıyor. Kanuni’nin hekimlerinden Musab Harun müziğin şehzadelerin eğitiminde oynadığı rolü şöyle dile getiriyor:
“Müzik ile mizaçlarını sakinleştiren, ıslah eden şehzadeler büyüdükçe doğruluk yolunda adalet ile ilerlerdi. Bu da alemin nizamını ve ıslahını sağlardı.”
ÇOCUK PSİKİYATRİSİNDE ÖNEMLİ
Osmanlı saray hekimi Musa Bin Hamu’nun Kanuni Sultan Süleyman’a ithaf ettiği diş tababetine ait Türkçe eserde diş hastalıklarının müzikle tedavisinden bahsederken; çocuk psikiyatrisi bakımından müzik tedavisinin önemini bilen eski hekimlerin bunun için hükümdar çocuklarının beşikte müzikle uyutulmasını tavsiye ettiklerini kaydetmesi Türk çocuk psikiyatrisinin 16. yüzyıldaki parlak devrinin bir kanıtı.
Müzikle tedavi metotlarının araştırılmasına Amerika’da II. Dünya Savaşı’ndan sonra Müzik Araştırma Merkezi’nde ve Walter Reed Hastanesi’nin bir bölümünde başlanmış. Halen Amerika’da müzikle tedavi cemiyeti bulunuyor. Bu cemiyete sadece müzik ve müziğin psikiyatride kullanılışı konusunda çalışmalar yapmış olanlar kabul ediliyor. Cemiyete alınanlar, kişilikleri, uyum yetenekleri, görüş yeterlilikleriyle olduğu kadar müzik yetenekleriyle de değerlendiriliyor. Bugün, birçoğu Amerika’nın orta ve batı bölgelerinde olan tıbbi kolej ve üniversitelerde özel müzikoterapi kursları düzenleniyor. Ancak bu işle uğraşanların özel bir eğitimden geçmesi şart koşuluyor. Bu tedavi metodunun uygulayıcısı ve eğitmeni olarak bugün Amerika’da bine yakın uzman faaliyet gösteriyor. Kalifornya eyaleti resmi olarak ilk defa müzikle tedavi metodunu mecburi kılmış, Kalifornya’yı örnek alan diğer on beş eyalet de bu metodu uygulamaya başlamış.
Günümüzde eski Baksı’ların trans, dans, kopuz, dombra, davul birlikteliği ile örülen tedavi seansları, Kazakistan, Altay, Saha, Kırgızistan Tuva, Ural bölgelerinde hala yaşıyor. Karacorga adı verilen eski Baksı dansı, Oruç Güvenç tarafından aktif mizikterapinin yaşayan en eski örneği olarak dünyanın çeşitli ülkelerinde bulunan 11 merkez (Madrid, Barselona, Zürich, Rosenau, Berlin, Mannheim, Freiburg, Almatı, Bişkek, İstanbul) ve 6 okul (Rosenau, Zürich, Barselona, Berlin, Mannheim, Madrid) faaliyeti kapsamında hem eğitim için hem de çeşitli hasta gruplarının tedavisi için kullanılıyor ve öğretiliyor. Münih Yüksek Müzik Akademisi, Rosenau Müzikterapi Enstitüsü ve Marmara Üniversitesi eğitim öğretim kooperasyonu bünyesinde, akademik müzikterapi eğitiminde eski Türklerin dans ve müzik terapi geleneği öğrencilere öğretiliyor
Müzikterapinin Etki Alanları
-Müzikle tedavi, psikiyatrik durumlarda kesin yararlar sağlıyor. Müzikle tedavinin şizofrendeki etkisi, heyecanların yeniden öğrenilmesi şeklinde tanımlanıyor. Başkalarıyla ilişkiye girmeden ve bir mecburiyet hissetmeden yavaş yavaş duygu fonksiyonlarını harekete geçirip canlandırıyor.
- Şizofrenik hastaların önceden tanıdıkları bir melodi, bu tip hastaları yaşadıkları fanteziden kurtarıp realiteye tekrar dönüştürebiliyor. Şizofrenik bir hastanın sakinleştirici veya rahatsız edici bir müzik karşısında beklenen reaksiyonları göstermeye başlaması, iyiye doğru gittiğini gösteren belirtilerden biri.
- Yetişkinlerde görülen ruhi hastalıklarda da müzikle tedaviden yararlanılıyor.
- İyi düzenlenmiş müzik icraatı, hastaların sıkıntılarını gidererek heyecan ve düşüncelerine yön verip içinde olduğu hissi ve fikri saplantılardan uzaklaşmasını sağlıyor, onların sosyal ilişkilerini kuvvetlendiriyor ve benliklerin yıkımına da engel oluyor.
Türklerde ilk ciddi müzik tedavisi Osmanlı Devleti zamanında başlıyor. Ancak, Orta Asya’da Anadolu öncesi zamanda Baksı’lar, Orta Asya Türkleri arasında yaşamlarına devam ediyorlar.
Müzik sara, melankoli, depresyon, merak hastalığı, aşırı coşku, bağımlılık, uyur gezerlik, donukluk, neşesizlik, histeri nevrozu, kriz, felç, konuşamama hastalığı, zeka azlığı, tarantula denilen iri örümceğin ısırması sonucu meydana gelen hastalık, ayak parmaklarında, eklem romatizması, kalça ağrıları, kalça kemiği ağrıları, romatizma, veba, kızamık, kuduz hastalıklarını iyileştirmek için de kullanılmış. Çünkü müzik, insanın ruh halini etkiliyor. Zorlayıcı, ikna edici, telkin edici unsurlara sahip. İnsan ruhunun savunmasız olduğu gizli derinliklerine nüfuz ediyor.

Bir Müzikterapi Seansı:
Yard. Doç. Dr. Rahmi Oruç Güvenç ve Avusturya Müzikterapi Okulu Müdürü Kadir Tuçek tarafından geliştirilen ve Avrupa’da bir çok hastane ve tedavi merkezlerinde uygulanan aktif müzikterapi seansı:
Bu uygulamada ana düşünce; unutulmuş duyguları yeniden uyarmak ve yeni duygular üreterek kişinin içinde bulunduğu hali değiştirmek ve sağlıklı yaşama şartlarına adaptasyonu sağlamak.
Bu amaçla uygun hareketlerle, tabiatta bozulmadan, devam eden uyuma ve dengeye ulaşma faaliyeti olarak tarif edilebilecek olan seans; pentatonik ve yarı pentatonik ve otantik olarak yaşayan Türk Musikisi repertuarı ile tabii, otantik enstrümanların icra beraberliğinde yürütülüyor. Otistik, nevrotik, pasif, korkak, çekingen, sıkıntılı kişiler ile spastik, özürlü kişilerde hem duyguların değişmesi şeklinde hem de egzersiz vasıtası ile hareket kabiliyetinin gelişmesi yönünde olumlu terapi etkileri bu seans ile sağlanabiliyor.
Seansın Uygulanması
1. Hareket: El, göz ve kalp arasında denge sağlamak ve elleri tanımak. (Beyindeki nöronların çoğu el ve dile ayrılmıştır.)
2. Hareket: Kolların dıştan içe daire çizmesi şeklinde olup; tarifi, dış tesir ve uyarılardan uzaklaşıp, bize bahşedilen gerçek değerlere ve kendi özümüze yönelmek. Sağlık için birlik ve bütünlük duygularına ulaşmak için iç konsantrasyon.
3. Hareket:Kolların dıştan içe geniş kavis çizerek yere paralel hareketi; kavuşma, yol ve mesafe kat etme, ulaşma, yüzme, uçma, koşma gibi tabii hareketlerle rezonans çalışması.
4. Hareket:Stres ve fizik-enerji blok merkezleri olarak bilinen omuzları ve sırt-göğüs kas kemiklerini çalıştıran bir hareket. Eller belde sabit tutularak iki omuzun da öne-arkaya ve sağa-sola hareketi esas alınır.(Baksı dansı örneği)
5. Hareket:Eller belde olmak üzere başın öne, arkaya ve yanlara hareketidir. Özellikle ense ve boyun kasları ile beyne giden sinir ve damarları için geliştirici ve yol açıcı egzersiz olarak tarif edilir.
6. Hareket:Seans boyunca öğrenilen hareketlerin tabiat hareketlerindeki denge ve uyum düşünülerek, zorlama olmadan içe doğacak ve derinden hissedilecek şekilde yapılması. (Kuş uçuşu, at koşuşu, su akışı, rüzgar esişi vb. gibi.) Bu seans sonunda ayağa kalkılır ve bütün vücut hareket eder, yavaş yavaş ağırlaşarak hareket biter.
Müzikterapi makam özellikleri
Nihavent Pentatonik:Genel bir barış ve rahatlık duygusu verir. Karın bölgesine iyi gelir. Kan dolaşımını ve tansiyonu düzenleyici etkisi vardır. Kasları rahatlatır. Öğleyin daha etkilidir.
Rast: Başa, gözlere ve felce iyidir. Neşe, sâfâ ve rahatlık verir. Seher vakti ve gece yarısı daha etkilidir.
Rehavi:Sonsuzluk ve genel rahatlık hissi verir; başa ve gözlere iyidir. Seher vakti daha etkilidir.
Hüseyni:İç organlara; kalp, mide ve karaciğere iyidir. Sulh, sükunet ve rahatlık hissi verir.
Hicaz:Urogenital sisteme iyidir. Alçakgönüllülük, tevazu verir. Böbreklere faydalıdır.
Acemaşiran:Yaratıcılık ve sonsuzluk hissi verir. Doğumda rahatlık sağlar. Ağrılara iyi gelir.
Uşşak:Ayaklara yararlıdır. Gülme hissi ve uyku verir. Gün batarken etkilidir.
Segâh: Kalbe kuvvet verir. Beyne faydalıdır. Rahatlık ve cesaret verir.
Saba: Şecaat, cesaret, kuvvet ve rahatlık verir. Seher vaktinde daha etkilidir.
Buse: Rahatlık verir, karın bölgesine ve kaslara faydalıdır. Kan dolaşımın ve tansiyonu düzenler.
Isfahan: Kötü düşünceyi kovar, zihin açıklığı verir ve zekâyı arttırır. Hastalıklardan korur ve kadın hastalıklarına iyidir. Hareket kabiliyeti ev güven hissi verir.
Neva: Kötü fikirleri kovar. Kalça ve bel ağrılarına, kadın hastalıklarına iyidir. Ferahlık, sevinç hissi ve lezzet verir.
Büzürk: Vesvese ve korkuyu defeder. Zihni temizler, fikri yönlendirir. Ateşli hastalıklara iyidir.
Zirefgen: Sırt, mahsal ağrıları ve kulunca faydalıdır. Gece yarısından sonra daha etkilidir.
Zengüle: Kalp ve beyne iyidir. Mide ve karaciğer rahatsızlıklarında faydalıdır. Kalça eklemleri ve bacak içleri ile ilgisi vardır.
Baksı Dansı: Eski Türklerde adı verilen koruyucu vekillerin, tedavi esnasında transa geçmek ve bilgi almak için kullandıkları dans. –İmprovize- Kılkopuz ve dombra ile yapılan İmprovize müzik uygulaması.
Arşetipikal Hereketleri: Kol, omuz ve baş hareketleri ile hazırlık ve terapi sağlar.
İmaj Müzik: Esmer tenlilere tesirlidir. Kuşluk vakti daha etkilidir. Anlamayı ve öğrenmeyi kolaylaştırır. Konsantrasyonu sağlar. İnatçı ve kaba insanlara faydalıdır. Korkuyu giderir.
Madrid, Barcelona, Zürich, Viyana, Rosenau, Berlin, Mannheim, Freiburg, Almatı, Bişkek, ve İstanbul gibi şehirlerde öğretilen müzikterapi Dr. Rahmi Oruç Güvenç tarafından hasta gruplarının tedavisi için kullanılıyor. Dr. Güvenç Münih Yüksek Akademisi, Rosenaau Müzik Terapi Enstitüsü ve Marmara Üniversitesi bünyesinde, akademik müzikterapi eğitiminde eski Türklerin müzik ve dans terapi geleneğini, öğrencilere öğretiyor.
Türkiye’deki uygulama geriliyor
Amerika’da ancak II. Dünya Savaşı’ndan sonra keşfedilen müzikle tedavi Türklerde çok eski zamanlardan beri biliniyor ve uygulanıyor olmasına rağmen günümüzde bu alanla ilgili çalışmalar gerilemiş durumda. Müziğin insan vücudu üzerindeki olumlu etkileri tarihteki birçok olayla kanıtlandıktan sonra günümüzde bu tedavi yönteminin göz ardı edilmesi, açılan şifahanelerin ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği’ndeki müzikterapi bölümünün kapatılması akla anlaşılır gelmiyor. Cerrahpaşa Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı, Etnomüzikoloji Araştırma Bölümü’nün o dönemdeki müdürü Ayhan Songar vefat ettikten sonra yeni gelen yönetimin isteği üzerine bu bölüm tamamen kapatılmış. O dönemde bölümün sanat yönetmenliğini yürüten Rahmi Oruç Güvenç, daha sonra kurduğu Türk Müziğini Araştırma ve Tanıtma (TÜMATA) grubu ile çalışmalarına devam ediyor.
Müzikterapide kullanılan enstrümanlar
Bendir
Ceng
Ud
Çetigen
Kılkopuz
Zurna
Rebab
Ney
Kaynak: Kozmik Yaşam Dergisi
Yard. Doç. Dr. RAHMİ ORUÇ GÜVENÇ