İlaçların Faydaları!!!

Her yerimiz ilaç ama her taraf hasta insanlarla dolu. Bu yaman çelişkiyi konu edinen yeni bir kitap Batı tıbbının bizi iyileştirmek istemediğini söylüyor.
11/11/2011 - 18:12

"Batı Tıbbı Sağlığınızın Altını Nasıl Oyar?" kitabının yazarı Shane Ellison tıp sisteminin karanlıklarında dolaşıyor. Şaşırmaya hazır olun.

İlaçlar hakkındaki düşüncelerinizi değiştirmeye hazır olun. Shane Ellison, yeni kitabı “Batı Tıbbı Sağlığımızın Altını Nasıl Oyar?” ile hepimizi çok şaşırtacak. Türkçe baskısını Hayykitap’ın yaptığı eser öyle kolay kolay duyamayacağımız gerçekleri dile getiriyor.

Ellison büyük ilaç şirketleri ve FDA arasındaki çıkar ilişkisinin hepimizin sağlığına nasıl kastettiğini anlatıyor. Aslında yazar, bu çarpık ilişkiyi anlatan birçok bilim adamından sadece biri. Tıp dergilerinde ara sıra gündeme gelen bu konular, genelde dar bir çevrede hapsoluyor. Ellison’un kitabı bu yüzden önemli. Hepimizi ilgilendiren konular, yalın bir dille, kafa karıştırmadan, herkesin anlayabileceği şekilde aktarılıyor.

Bu söyleşiyi okuduktan sonra ilaçlara bakışınız değişecek. Sağlığınız için veya bir sevdiğinizin sağlığı için bir şeyler yapmak isteyeceksiniz.
 
Söyleşide ve kitapta sık sık adı geçen “FDA” Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi için kullanılıyor. Bu kurum, tanım olarak, Amerikalılara sağlıklı yiyecekler yedirmek ve sağlıklı ilaçlar içirmekle yükümlü.

İlaçlar piyasaya çıkmadan önce yıllarca deneyler yapılıyor, sonra bunların sonuçları FDA’ya sunuluyor. Kurum ilacın güvenli ve etkin olduğunu onaylarsa piyasaya sürülüyor. FDA’nın verdiği kararlar aslında tüm dünyayı ilgilendiriyor. Onaylanan ilaçlar diğer ülkelere de genellikle giriyor.
 

Şimdi gelelim Shane Ellison ile yapılan söyleşiye…

- Biraz kendinizden söz eder misiniz? Bildiğim kadarıyla büyük bir ilaç şirketinde çalışıyordunuz. Şirkette yaşadıklarınız nedeniyle istifa ettiniz ve gördüklerinizin bir kısmını kitaplarınızda yazdınız.

Ben ilaç üretimi konusunda uzmanlaşmış bir kimyagerim. Biyoloji ve kimya eğitimi gördüm. Kuzey Arizona Üniversitesi’nde organik kimya ‘master’ı yaptım. Mezun olduktan sonra Eli Lilly için Tamoxifen türevleri üretmeye çalışan Array Biopharma şirketine girdim. Tamoxifen kadınlarda ciddi yan etkilere neden olduğundan Eli Lilly bu ilacı yeni bir kimyasal akrabasıyla değiştirmek istiyordu. Denemelerimizde başarı sağlayamadık.

Tehlikesinin çok bariz bir şekilde bilinmesine rağmen Tamoxifen satışları devam etti. O sırada fark ettim ki, Eli Lilly Tamoxifen reklâmlarında ilacın kanser riskini düşürebileceğini yazıyor. Bu, biyokimyagerlerin laboratuarda bulduklarının ve raporladıklarının tam tersiydi. Bu çelişki sağlık efsanelerinin üzerine eğilmeme vesile oldu. Sonuçta, kurumsal ilaç üretimi işimden istifa ettim.

- Sizinle aynı hisleri paylaşan başka mesai arkadaşlarınız var mıydı?

Evet, diğer arkadaşlarım da benzer hisler yaşadılar ve benimle paylaştılar. Fakat çoğu bilim adamı bu ilaç üretimi tuzağından kurtulmanın zor olduğunu düşünüyor. Çünkü ya uzun vadeli ev borçlarını ödemek zorundalar, ya da eninde sonunda bu sektörle bağlantılı bir iş yapmak zorunda olduklarını düşünüyorlar.

Bu nedenle çoğu, fikirlerini kendine saklamayı tercih ediyor. Ayrıca, ilaç endüstrisinde statükonun zıddına hareket etmek hayatınızı bayağı zorlaştırabilir. Bu tür bir harekette bulunmak bir bilim adamının kariyerini ilelebet karartabilir. Buna en iyi örnek olarak FDA’nın içinde olup bitenleri ifşa eden Dr. David Graham’ı gösterebiliriz. Graham FDA’yı Vioxx’un tehlikelerine karşı uyardı. Ardından işyerinde tehditler aldı, düşmanca davranışlarla karşılaştı, gözdağı vermeye çalıştılar.Bir ilaç şirketinde çalışıp da belirli bir ilacın güvenli ve etkin olmadığını söyleyenler de aynı muameleyle karşılaşabilir.

- Şu anda özgür konuşabiliyor musunuz?

Kurumsal şirketlerle artık bir bağlantım yok. Gayet özgür bir biçimde konuşabiliyorum. Bu yüzden kitaplarım diğer sağlık kitaplarıyla karşılaştırılınca daha içten görünüyor.

- FDA ile büyük ilaç şirketleri arasında nasıl bir ilişki var?

FDA bünyesinde çalışan üst düzey bilim adamlarının ilaç şirketleri ile maddi bağlantıları var, özellikle de inceleyecekleri ilaçlarla ilgili. Çoğunlukla ilaç şirketlerinin hisse senetlerine sahipler. Bu tür menfaat ilişkileri toplumdan gizleniyor. Ve maalesef, bu kirli ilişkilere izin verilince de, ilaç şirketlerinin her dediği oluyor.

Washington Times gazetesinin de yazdığı gibi, birçok bilim adamına ilacın güvenliği, etkinliği, kalitesi ile ilgili şüpheleri olsa da ilacı üretmesi veya onaylaması için baskı yapılıyor. Bu, senelerdir süregiden bir gerçek… Bunun sonuçları feci oldu; olmaya da devam edecek.

- Sizce ilaç şirketlerindeki üst düzey yöneticilerin hastalıkları tedavi etmek gibi bir gayeleri var mı?

Hayır. İlaç üretimi hastalıkların semptomlarını (belirtilerini) tanımlamaya ve sonra da bu belirtileri ortadan kaldıracak bir molekül sentezlemeye dayanıyor. Bu moleküller ise, bitkilerden veya diğer doğal kaynaklardan elde ediliyor, yani doğa kopyalanıyor. Maalesef doğal yapıları değiştirilmiş olduğu için kan dolaşımına çok hızlı girebiliyor ve riskli olabiliyorlar. Bu kopyalar aynı zamanda toksik çünkü vücudumuz bunlara doğal maddeler gözüyle bakmıyor.

Tekrarlayacak olursak, hastalığın “sebeplerini” umursamıyorlar. İlaç şirketi iş modeli “sürdürülebilirlik” üzerine kuruludur. Hastalığın sebebini ve bunun dermanını bulmaktansa, hastaların sadece hayatlarını sürdürmesi sağlanır. Herhangi bir hastalığa derman olabilecek tek bir reçeteli ilaç bulamazsanız.

Hastalıkları iyileştirmek, ilaç şirketlerine iş modeli olarak pek karlı gelmez, sadece hastalıkların belirtilerini yok ederler. İlaç endüstrisi, sadece “hasta insanlardan” para kazanabilir. Hatta sağlık sigortası olan hasta insanlardan dersek daha doğru olur.

Bu iş modeli ilaç şirketlerine büyük kâr getirir ve insanların kendilerine bağımlılığını garanti altına alırlar. İnsanların bu bağımlılığı sayesinde ilaç reklâmlarının, ilaç deneylerinin, üniversite araştırmalarının, hükümete yaptıkları lobi faaliyetlerinin ve “hayalet yazarların” parasını öderler. Bu stratejilerin hepsi birden hem toplumun, hem de hekimlerin gözünü boyamak için kullanılır.

Ölümcül sağlık efsanelerinin çıktığı noktalar işte bunlar. Bu efsanelerden bazıları “kolesterolün kalp hastalıklarına sebep olması, insülinin diyabet için yegâne tedavi olması ve Afrikalı insanların AIDS’ten ölmeleri”.

Sahtekâr bilim ve “hayalet yazarlar” aracılığıyla, hem toplumu, hem de tıp dünyasından birçok saygın uzmanı bu efsanelerin kurbanı haline getirdiler (Hayalet yazarlık: İlaç şirketlerinin, ilaçları hakkında olumlu makaleler hazırlayıp, para karşılığı saygın bilim adamlarının imzalarıyla yayınlatmaları).

Karlarını daha da artırmak için ilaç şirketleri hastalık da icat eder, ardından bu yeni hastalığa çare olarak sundukları ilaçlarını pazarlarlar.

- Siz hastalık icat etmek gibi bir şey söyleyince çoğu okuyucumuz “yok, bu kadar da olmaz artık” diyecektir. Hastalık yoksa şirketler nasıl icat edebilir ki?

Hastalık icat etme fikri sanki bir komplo teorisiymiş gibi algılanmasın. Kötü alışkanlıklar nedeniyle zaten oluşan rahatsızlıkları bulup, bunları bir hastalık olarak etiketlemekten ibaret bir iş aslında.

Mesela, adet öncesi her kadının yaşadığı sıradan gerginliklere “premenstrüel sendrom” diye bir isim takarsınız. Bunun bir ruh hastalığı olduğunu iddia edersiniz. Ve arkasından, bu sözde “ruh hastalığını” tedavi edecek yeni anti-depresanınızın reklâmını yaparsınız. Mekanizma bu kadar basit.

Veya kellik, menopoz gibi hayatın doğal akışında gerçekleşen olayları topluma bir hastalıkmış gibi yansıtırsınız. Hastalık icat etmek derken bunları kastediyorum. Belki duymuşsunuzdur, yakında köpeklere de anti-depresan yazacaklar!

Aslında, hastalık denen çoğu şey yaşam biçimimizi değiştirerek düzeltilebilir. Bu nedenle, alışkanlıkların hastalıklara sebep olabileceğini veya hastalıkları düzeltebileceğini devamlı vurguluyorum. Bizi ilaçlar değil, kötü alışkanlıklarımızı değiştirmek iyileştiriyor. Hayatımızdaki en iyi alışkanlık ise, ilaç endüstrisinin ürettiği tüm ilaçlardan uzak durma olabilir.

Bu ilaçların nelere sebep olduğuna kitabımda da yer verdim. İnsanların sağlığına en çok zarar veren şeyler ilaçlar ve çocuk-yetişkin herkesi ilaç bağımlısı olmaya zorlayan doktorlardır.

- Ama hastalıkları tedavi eden ilaçlar da var. Mesela antibiyotikler…

Evet, antibiyotikler enfeksiyonları tedavi eder. Bu hemen hemen doğru. Antibiyotikler kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlar. Fakat antibiyotik kullanımı başka enfeksiyonlara sebep olur. Uzun vadede, insan eliyle üretilmiş olan antibiyotikler daha güçlü ve daha ölümcül bakterilerin üreyebileceği bir ortam oluşturur. Bu durumda, buna tedavi demenin imkânı yoktur. Kaldı ki, geleneksel Çin tıbbı, binlerce yıldır bakteri ve virüs kaynaklı enfeksiyonları başarıyla ve çok ucuz yöntemlerle zaten tedavi ediyor.

 

 

İLGİLİ OLANLAR

Ahmet Maranki HaberTürk TV'de Simge Fıstıkoğlu'nun Konuğu Oluyor
Ahmet Maranki yeni kitabı "Kozmik Detoks Sağlıklı Diyet" isimli kitabının çıkması üzerine televizyon

Hocalı Katliamı Hakkında Bilinmeyenler!


Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından, Kafkaslar'daki gergin süreç; 1992 Şubat'ında Ermeni güç

Maranki Araştırmalarını Toroslarda Sürdürüyor


Ahmet Maranki Gaziantep'te bulunan organik mahsulleri kontrol etmek ve yeni şube çalışmaları yapmak

Annelere Özel Güzelleştirici Kampanya


Her anne en güzelini ve değerlisini hakeder. Maranki'den annelerimizin güzelliği için bir tavsiye. J

Maranki'ye "5. Feshane Kastamonu Günleri"nde Yoğun İlgi


Ahmet Maranki İstanbul Eyüp'te KASDER tarafından gerçekleştirilen 5. Feshane Kastamonu Günleri'nde,

İlkbaharın Son Detoks Kamp Kayıtları Başladı


2012 yılının ilkbahar döneminin ilk iki kampını başarıyla tamamlayan KOBİK ekibi, yine Afyon Sandıkl

Süt dağıtımında yaşananlar Ahmet Maranki’yi haklı çıkarttı!


Tarım Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın ortak projesiyle, ilköğretim okullarında 5'inci sınıfa

Maranki Avusturya'da Yüzlerce Kişiyle Biraraya Geldi


Stratejik araştırmalar uzmanı Ahmet Maranki, Avusturya Dornbin'de 7. düzenlenen "Avusturya Kültür ve
Maranki'nin "Kozmik Detoks Sağlıklı Diyet"Kitabı çıktı!
Ahmet&Elmas Maranki'nin uzun zamandır beklenen "Kozmik Detoks Sağlıklı Diyet" isimli kitabı kitapçıl

23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı Kutlu Olsun


KOBİK ekibi olarak gelecek nesillerimiz olan çocuklarımızın 23 Nisan Gününü bizler de kutluyoruz...

"Kozmik Yaşam Merkezi"nin Özel Günü


Merkezimiz Danışmanı Op. Dr. Ali Arslan 22 Nisan 2012 tarihinde dünya evine girdi. Kendisini bir kez

Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye Nasihati


“Ey Oğul! Beysin! Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı, Allah (cc) yardımcın olsun.

n

Maranki 7. Avusturya Kültür ve Kitap Fuarı'nda!

n

Turgut Özal'ı Rahmetle Anıyoruz...

n

Denizli'nin Kanalı ART TV'nin Konuğu Ahmet Maranki

n

Maranki Arap Dünyasına Seslendi

n

Aydın'lılar Maranki ile Yeniden Buluştu

n

Yenilen Tavuklar Tavuk Değil!

n

Bu Haftaki Sürprizimiz Kozmik Cezerye

n

Nazilli'deki Uzun Yaşamın Sırları

n

Maranki, Mesir Şenlikleri’nde Manisalılarla Buluşacak

n

Bambu Ürünlerimiz ile Mutfağınıza Sağlık Katın

n

Maranki'den Bitki Yastıkları

n

Türk'ün Bayramı Nevruz Kutlu Olsun

n

Aydın ve İzmir Bölge Halkı Maranki'ye Yoğun İlgi Gösterdi...

n

İnebolu Pazarı'nda Her Hafta Sürprizler Devam Ediyor!

n

Çanakkale Şehitlerimizi Rahmetle Anıyoruz...

n

2011-2012 Öğretim Yılının 2. Dönem Bursları Yatırıldı

n

Başımızın Tacı Kadınlarımıza Maranki'den Bahar Hediyesi

n

Maranki Yoğun İstek Üzerine Yeniden Aydın'da

n

Bursa Kitap Fuarı'nda Maranki İzdihamı

n

Bahçelievler Belediyesi "Kadınlar Günü Etkinlikleri"nde Maranki'yi Konuk Etti

n

Norveç, Oslo Ziyaretinden Resim ve Videolar

n

Maranki'nin Nazilli'deki Çalışmaları Büyük Ses Getirdi

n

Maranki'den Norveç Oslo Akademisi'nde Sağlık Konferansı

n

İnebolu Pazarı'nda Her Hafta Sürprizler Devam Ediyor!

n

Maranki, İzmir Televizyonlarından Kanal35'te "MUTFAKTAYIZ" programına konuk oluyor.

n

Uzun Yaşamın Sırrı Aydın'da

n

Yöresel Bir Lezzet, Samsıra ile Tanışın

n

Maranki'nin Kastamonu Turu Devam Ediyor

n

Ahmet Maranki Tarihi Kentler Birliği Toplantısı'na Katıldı

n

Ahmet Maranki Norveç'e Gidiyor...

n

Tüm Halkımızı Organik İnebolu Pazarımıza Bekliyoruz!

n

Baydemir Maranki'yi Diyarbakır'a Davet Etti

n

Emitt Fuarı'nda Maranki Rüzgarı

n

Büyük Devlet Adamı Kahveci’yi unutmuyoruz…

n

KOBİK'ten Kandil Mesajı

n

G.O.Paşa Mağazamız Hizmetinizde!

n

Sahte Maranki Sitelerine ve Ürünlerine Dikkat!

n

Gaziosmanpaşalı Öğrencilerden Maranki'ye Teşekkür

n

Rauf Denktaş Hakka Yürüdü

n

Merkezimizi Ziyaret Eden Ünlüler
 
Ahmet Maranki ve Ekibiyle Saglikli Bir Dünyaya



MARANKİ DİYOR Kİ

İnsanlar, bitkileri,meyve ve sebzeleri tüketerek hayatlarını sürdürebilecek enerjiyi elde ederler. Bu nimetlerin insan için özel olarak tasarlandığı görülmektedir. Çevremize, yediklerimize bakarak düşünelim: Bütün bu nimetler acaba kendiliğinden mi insanların hizmetine girmiştir? Düşünen akıl sahipleri için bunda nice ibretler saklı değil mi?



GÜNÜN SÖZÜ

İslam güzel ahlaktır.

(Kenzü'l - Ummal, 3/17, Hadis No: 5225)


GÜNÜN YAZISI

Bu milleti zehirleyen süt

Çocukları zehirleyenlerin yanında duranlara sözümüz yok. İçtikleri yanlarına kâr kalsın.

Tavuktaki Büyük Tehlike!

Tavukta arsenik, antibiyotik ve Prozac da var. Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta yazdı...

Ekonomik devletçilik ve eczaneler

Devletçilik zamanımızın en yaygın siyaset ve ekonomi felsefesi hastalığı.

GÜNDEM HABERLERİ

Ünlü Antibiyotik Kalp Düşmanı Çıktı

Sağlık Bakanlığı'ndan "Aferin" Takibi
Sosis, Salam ve Sucuk Etine Yüzde 100 Zam!

Fast Food Zincirine Dev Tazminat!

Ekmeğe de Hile Karıştı

FOTO GALERİLER

Tümünü Göster »

SİZDEN GELEN YORUMLAR

Alternatif tıbba Sağlık Bakanlığı'ndan yeni düzenleme

Kitaplarınızdan çok şey öğrendim.

Kozmik Beden Temizliğinin hayatıma kattıkları

Kozmik Yaşam Merkezindeki Şifalar

Mide Dostu

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

Şifre:

 

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

Hicri Bugün :
30 Cemaziye'l-Ahir 1433

Bugünkü Ay'ın
Görüntüsü

SİTE BAĞLANTILARI

ANKET

Ahmet Maranki'nin yazılı ve görsel medya aracılığıyla ulaştırdığı sağlık tavsiyelerini sosyal hayatınızda uyguluyor musunuz?

Seçenekler
Kesinlikle uyguluyorum
Takip ediyorum fakat uygulayamıyorum
İlgimi çekmiyor

Sitede Online


www.maranki.com sadece internet Üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Sistem Yönetimi :
Networkbil.Net

- Kullanım Sözleşmesi
- Gizlilik Bildirimi