Sağlık Bakanlığı’nın “Alternatif Tıp” terimini yasaya dahil etmesi ilginç tartışmalara sebep oluyor. Hükümetin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) yetkisinin son gününde çıkan 'Sağlık Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki KHK' gündemi teşkil ediyor.
2 Kasım 2011’de yürürlüğe giren "geleneksel, tamamlayıcı, alternatif tıp" düzenlemelerinin Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün görevleri arasına girmesi üzerine medyanın ilgisi tamamen tamamlayıcı tıp ve bu konuyla ilgilenen kişilerin üzerine yöneldi.
KHK'de yer alan “... Geleneksel, tamamlayıcı ve alternatif tıp uygulamalarıyla ilgili düzenleme yapmak ve sağlık beyanıyla yapılacak her türlü uygulamalara izin vermek ve denetlemek, düzenleme ve izinlere aykırı faaliyetleri ve tanıtımları durdurmak...” maddesi ile Türkiye’de yeni bir döneme girilmiş oldu.
"Ülkemiz İçin Çok Büyük Bir Gelişme"
Yıllardır 500’e yakın görüntülü konferansı ve 350’den fazla canlı yayınıyla tamamlayıcı tıbbı insanlığa tanıtmaya çalışan dünyaca ünlü bilim adamı Ahmet Maranki, konuyla ilgili bir açıklama yaptı.
Bu kararın daha önce verilmesi gerektiğini kaydeden Ahmet Maranki, “’Tamamlayıcı Tıp, Alternatif Tıp, Bütünleyici Tıp’ gibi sözcükleri, konferanslarımda, milyonlar satan kitaplarımda ve televizyon kanallarında yaptığım canlı yayınlarda yıllardır dile getirmeye çalışıyorum. Amacım insanlığa faydası olan işler yapmak. Beni takip eden kişiler bunu çok iyi bilir. Ortodoks Tıbbının engin tecrübelerinin yanında Alternatif Tıp yöntemlerinin de insanlar tarafından bilinmesi ve uygulanması ülkemiz için çok büyük bir gelişme” dedi.
Maranki, “Ekibim ve ben sonbahar ve ilkbahar aylarında termal otellerin düzenlediği detoks kamplarında tamamlayıcı tıp yöntemlerini yıllarca uygulamaya çalıştık. Kamplara gelen misafirlerimize hastalanmamak için neler yapılabileceğini en iyi şekilde öğrettik. Kokular, renkler, taşlar, bitkiler ve noktalarla sağlıklı bir yaşamı kazanabileceklerini misafirlerimize uygulamalı olarak gösterdik.
Aynı şekilde İstanbul Topkapı’daki merkezimizde tanıtıcı ve uygulayıcı programlar ve seminerler düzenleyerek başarılı çalışmalara imza attık. GDO’lu besinlerin tehlike saçtığı, ruhsal ve bedensel arınmanın neredeyse imkansız olduğu günümüzde, güvenilir bir yaşam merkezi olarak hizmet veren Kozmik Yaşam Merkezi, Kozmik Bilim'i hayatımızın her alanında uygulamaya geçirmek ve yaşam kalitesini artırmak için kurulmuş olan bir merkezdir. Bizim yaptığımız çalışmalar Türkiye’de bir ilktir ve bunun devamının gelmesi gerekir. Çıkan Kanun Hükmünde Kararname ile bu konuda önemli bir adım atılmıştır.”
"Avrupa Birliği Uyum Programları Gereği Olması Gereken Bir Düzenlemeydi"
Bugün çok sayıda Avrupa ülkesinde tamamlayıcı tıp metotlarının uygulandığını kaydeden Ahmet Maranki, “Alınan bu kararın aslında geç kalınmış bir karar olduğunu düşünüyorum. Avrupa Birliği Uyum Programları gereği olması gereken bir düzenlemeydi. Asıl olan yapılacak çalışmalarla alt yapısının doldurulmasıdır. İşinin uzmanı ehil kişilerle yapılacak olan çalışmalar vatandaşların daha doğru yönlendirilmesine sebep olur. Bugün çok sayıda Avrupa ülkelerinde Alternatif Tıbbı uygulayan mevzuatlar var.
Sağlık Bakanlığı tarafından literatüre alınan bu kararın uygulayıcılarının kim olacağı ve yönetmeliğini kimin hazırlayacağı önemli bir konudur. Sadece Sağlık Bakanlığı’nın 'Alternatif Tıbbı' kabul etmesi yeterli değildir. Sağlık Bakanlığı’nın Tarım Bakanlığı, Reklam ve Rekabet Üst Kurulu gibi kurumlarla da uyumlu şekilde çalışması gerekir.
Ben alınan bu kararın Türk milleti için hayırlı olmasını diliyorum. Sağlık Bakanlığı’nın da bu konuda duyarlı çalışmalarından dolayı tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.
"'Alternatif Tıp' Teriminin Üniversitelerce Yapılandırılması Gerekir"
Maranki sözlerine şöyle devam etti: Tamamlayıcı tıbbın Sağlık Bakanlığı’nın görevleri arasında olması, en azından Kanun Hükmünde Kararname şeklinde olması bile çok sevindirici bir gelişme. Bu önemli kararın alt yapısının doldurulması kararın çıkmasından daha önemli. Milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum.”
Kararnamenin insanlığa faydalı olabilmesi için eğitimin şart olduğunu aktaran Maranki, "Sağlık Bakanlığı personelinin tamamlayıcı tıpla bilgilendirilmesi müsteşar, müsteşar yardımcısı ve şube müdürü düzeyindeki kişilerin bu konuda eğitim alması gerek. Tıp doktorları sadece 'Tıp' eğitimi aldıkları için Tamamlayıcı Tıbbın 'Tıp' kısmını almışlar, 'Tamamlayıcı' kısmını öğrenememişler. Doktor, eczacı, kimyager, biyolog, kimya mühendisi, orman mühendisi, hemşire, fizyoterapist gibi pek çok sahada mekteplilerin yanında bu işin alaylılarından da istifade edilmesi kanaatindeyim.
Bugün bir bakkal açarken bile Bakkallar Odası’ndan izin almak gerekiyor. İzinsiz hiçbir faaliyet gerçekleştirilmiyor. Ülkemizde 'alternatif tıp' olayının üniversitelerde yapılandırılması gerekir. Dünya modellerinde olduğu gibi üniversitelerimizde ilgili bölümler açılarak, öğrencilerimiz bu konularda da eğitilmelidir. İnsan sağlığı ile ilgili bir konuda 'İntegratif Tıp Konseyi'nin kurulması ve bu konseyin alt yapısının işinin ehli uzmanlar tarafından yapılandırılması gerekir. Ben ve ekibim yıllardır bu işin mücadelesini veriyoruz. Alt yapımız ve yetişmiş kadromuzla bu işe gönüllü olarak hazır olduğumuzu bildirmek istiyorum" ifadelerini kullandı.
Fitoterapi (Bitki Bilimi), Balneoterapi (Termal Su ), Hidroterapi (Su Terapisi), akuprosür (Akupunktur Noktası), Shiatsu (Noktalarla Tedavi), taşlarla ve renklerle terapi, ozon terapi gibi tamamlayıcı tıp konularını yıllardır Türkiye’de uygulamaya çalışan tek kişi olarak kendisine hiçbir yetkili kurumdan başvurulmadığını kaydeden Ahmet Maranki, “Bu ülkede 500 görüntülü konferans, 350’den fazla canlı yayın yaptım. Her programımda alternatif tıp ve faydaları konusunda insanları bilgilendirdiğime inanıyorum.
Yukarıda da dediğim gibi Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan bu kararnamenin alt yapısı bir an önce sağlamlaştırılmalıdır. İnşallah bu konuda da diğer konularda olduğu gibi kadük kalmayız. Bu ülkede safra kesesinde iltihap, çamur ve taş olan hastaların ameliyat olduktan sonra ölebildiklerini, kalp damar rahatsızlıkları, karaciğer ve akciğer rahatsızlıkları nedeniyle de genç yaşta ölümler olduğunu görebiliyoruz.
Ülkemizde mutlaka integratif tıp desteğinin olması gerekir. Bu konuyu Sayın Başbakanım ve Sağlık Bakanım ilgilenmesiyle daha hızlı bir şekilde sonuca ulaşacağına inanıyorum" şeklinde konuştu.
Maranki, "Türk Konjektür ve yapılanmasının İntegratif Tıbbı Avrupa düzeyine getirebilmesi için bizatihi Başbakanım ve Sağlık Bakanımın konuyla ilgilenmesi, hatta konuyla alakalı diğer bakanlıkların da mevzuatlarında acilen değişikliğe gitmeleri gerekir. Tamamlayıcı tıp konularıyla ilgili besin destek ürünleri, taşlar ve biorezenans ürünlerinin ruhsatlandırma, pazarlama reklam ve satışıyla ilgili düzenlemeler, ilgili Tarım ve Ticaret Bakanlığı'nın Rekabet Üst Kurulları'nın kurul üyeliklerinin yeniden düzenlenip uzmanların bu konularla ilgili bilgili kişiler seçilerek ve eğitilerek kurullarının oluşturulması gerekir. İntegratif Tıp bilgisi olmayan uzmanların vereceği kararlardan hem ülkemiz hem de insanımız zarar görebilir. Bu zararların oluşmaması için Amerika'yı yeniden keşfetmek gerekmez. Ülkemizde Avrupa Birliği normları çerçevesinde Almanya örnek alınarak tamamlayıcı tıbbın uygulanması daha doğru olur.
Dünyada ve Avrupa'da uygulandığı gibi doktorların yanında "hypractic sisteminin" de hayata geçirilmesi zorunludur. Çünkü doktorlar 1219 sayılı kanuna göre hasta tedavi ederler. Hastaya Fitoterapi (Bitki Bilimi), Balneoterapi (Termal Su ), Hidroterapi (Su Terapisi), akuprosür (Akupunktur Noktası), Shiatsu (Noktalarla Tedavi), taşlarla ve renklerle terapi, ozon terapi gibi tamamlayıcı tıp konularının da aktarılması gerekir. Bu düzenlemelerin sözde kalmadan bir an önce hayata geçirilmesi kanaatindeyim" ifadelerini kullandı.