Aile Hekimleri Nasıl Yetişmeli?

Son birkaç senede sağlık sistemimizde inanılmaz değişiklikler oldu ve olmaya da devam ediyor...
24/10/2010 - 15:38

Son birkaç senede sağlık sistemimizde inanılmaz değişiklikler oldu ve olmaya da devam ediyor. Bunların sonuncusu 'aile hekimliği uygulaması' (AHU).

Gazetelerde yer alan haberlere göre Ankara ve ardından İzmir'de uygulanmaya başlanan, 1 Kasım'dan itibaren İstanbul'da faaliyete geçecek olan aile hekimliği uygulaması yılbaşına kadar yurdun büyük kesiminde hizmet veriyor olacak.

AHU, sağlık ocağı sisteminin hastalara ait tüm bilgilerin kayıt altına alınması, evde hasta ziyareti, check-up hizmeti gibi birtakım yenilikler ve düzenlemeler yapılmış olan şekli. Bence aile hekimliği uygulaması ile aslında sağlık ocağı sistemine yeni bir isim verilmiş oluyor, hepsi bu!

Aynı uygulama sağlık ocakları çatısı altında da yapılabilirdi. Çünkü sağlık ocakları da aynı düşünceye dayanılarak kurulmuştu. Bunlar aracılığıyla koruyucu hekimlik uygulamaları yapılması (doğum kontrolü; çocukluk çağı aşılamaları; gebelik, diyabet, tansiyon, astım gibi kronik hastalıkların takibi) ve basit hastalıkların tedavisi amaçlanıyordu; halledilmeyen sorunları olan hastalar ise hastanelere sevk ediliyordu.

Adı ister sağlık ocağı ister aile hekimliği olsun bu doğru bir uygulamadır; ancak sistemin çalışabilmesi ve verimli olabilmesi için yeterli sayıda ve kalitede pratisyen hekim veya aile hekimine ihtiyaç vardır. Sağlık ocakları sisteminden yeterli verimin alınamamasının sebebi, ülkemizde yeterli sayıda pratisyen doktor olmasına karşılık bunların kalitesinin yeterli olmamasıdır.

Pratisyen hekimlerin istenen düzeyde olmamasının ve bunlardan verim alınamamasının sebebi ise ülkemizde tıp eğitimindeki eksik ve yanlışlardır. Bunu senelerden beri bıkmadan usanmadan dile getiriyor ve çözüm tavsiyelerinde bulunuyorum ama bu konuda maalesef ne üniversiteler, ne Sağlık Bakanlığı ve ne de YÖK'ten ses çıkıyor.

Tıp eğitiminde gerekli düzenlemeleri yapmadan ülkemizin sağlık sorunlarına etkili ve kalıcı bir çözüm getirmek mümkün değildir.

Daha çok tıp fakültesi, hastane, sağlık ocağı açılması elbette halkın kulağına hoş gelir ama bizim asıl meselemiz doktor sayısı değildir. Kaç kişiye doktor düştüğü tabii ki önemlidir, ama ondan daha önemlisi doktorun kalitesidir!

Tansiyon ölçmeyi bilmeyen doktorlar var

Sağlık hizmetlerinden istenen verimin alınamamasının en önemli sebebi hekim azlığı değil, tıp eğitimindeki eksik ve yanlışlar ile hekim dağılımındaki dengesizliktir.

Tıp fakültelerinin liselerden bir farkı kalmamıştır. Buraya giren bir öğrenci daha ilk yılından itibaren uzman olmayı amaçlamakta ve tüm çabasını sadece tıpta uzmanlık sınavını (TUS) kazanmaya harcamaktadır. Hekimlik hayatının en değerli bilgi ve becerilerini kazanacağı 'internlik dönemi' dershaneye gitmek ve üç gün sonra unutacağı teorik bilgileri ezberlemekle geçmektedir. Oysa ülkemizde doktorların ancak belli bir kısmının (sanıyorum en fazla yüzde 20'sinin) uzman olabilme şansı vardır.

Eğitimdeki bu yanlış yüzünden, kafaları işlerine yaramayacak teorik bilgilerle dolu, ama pratisyen hekimliğin gerektirdiği bilgi ve becerilere sahip olmayan bir doktorlar ordusu yetişmektedir. Üstelik de TUS'u kazanamadığı için depresyona girmiş bir ordudur bu.

Bu eğitim düzeni ile maalesef 'tansiyon ölçmeyi ve iğne yapmayı bile bilmeyen doktorlar' yetişmektedir; çünkü tıp sadece kitaptan okuyarak değil, mutlaka pratik uygulamalarla ve usta-çırak ilişkisi ile öğrenilmesi gereken bir bilimdir.

Tıp fakültelerine üç grup öğrenci alınmalı

Kaliteli doktor yetiştirmenin birinci şartı, tıp fakültesine giren öğrencilerin pratisyen mi (veya aile hekimi) yoksa bir dalda uzman mı olacaklarının önceden, meselâ ya daha fakülteye girerken veya 3 yıllık temel eğitimden sonra, belirlenmesi ve eğitimlerinin buna göre farklı olmasıdır.

Tıp fakültesine daha işin başında üç grup öğrenci alınmalı ve bunlara 3 yıllık ortak temel tıp eğitiminden sonra farklı programlar uygulanmalıdır.

1. grupta, tıp fakültesini bitirdiklerinde doktor unvanı alacak olan, ancak 'doktorluk' yapamayacak olan öğrenciler yer almalıdır. Hukuk, işletme, iktisat, sosyoloji, maliye ve benzeri konularda da eğitilmeleri gereken bu öğrenciler, ilaç sektörü, Sağlık Bakanlığı bürokrasisi, sağlık sigortacılığı, hastane idareciliği gibi tıpla doğrudan ilgili alanlarda ve tıpla ilgili hizmet sektöründe iş yapabileceklerdir.

2. grupta, tıp fakültesini bitirdikten sonra pratisyen doktor ya da 'aile doktoru' olacak olan öğrenciler yer almalıdır. Bu doktorların hedefi ve hayali TUS'u kazanmak değil, iyi bir pratisyen doktor olmak olmalıdır. Bunlara, fakültedeki 3 yıllık temel tıp eğitiminden sonra, çok fazla teorik bilgiden ziyade, uygulamaya ağırlık veren bir eğitim verilmelidir. Bu doktorlar erişkin ve çocuk, dâhili veya cerrahi tüm hastalıkları pratikte önemli yönleriyle bilmeli, temel girişimleri ve temel tanı yöntemlerini çok iyi öğrenmeli ve yorumlayabilmeli ve özellikle de acil durumlarda uygulanması gereken tedavileri tam ve doğru olarak yapabilmelidir. Doktorluk yapma yetkisini kazanabilmeleri için de fakülteden sonra en az 2 yıl süreli asistanlık eğitimi görmelidirler.

3. grupta ise belirli bir alanda uzmanlaşmak amacında olan öğrenciler yer almalıdır. Bunlar, 'cerrahi' ya da 'cerrahi dışı' uzmanlık dallarından hangisini seçeceklerine baştan karar vermeli ve temel tıp eğitiminden sonra bu alanlara uygun bir eğitim almalı ve tıp fakültesini bitirdikten sonra da 4-5 yıllık uzmanlık eğitimini tamamlamalıdırlar.

Gelelim neticeye

AHU'yu destekliyorum. İlk zamanlar elbette çeşitli aksaklıklar olabilecektir; bunlar yeni düzenlemelerle aşılabilir. Hizmetin sürekli başarısı ve sürdürülebilmesi için tıp eğitiminin yeniden düzenlenmesi şarttır. Yoksa her gelen sistemin orasıyla burasıyla oynar, adını değiştirir ama neticede değişen fazla bir şey olmaz.

Tıp fakültesi diploması TUS için gerekli bir evrak değil, kendine güvenen, hastalarına faydalı olan pratisyen hekimin gurur belgesi olmalıdır.

Ahmet Rasim Küçükusta - ZAMAN


 

 

İLGİLİ OLANLAR

Meyve suları ithal ‘konsantre’den yapılıyor
Bizim limonlar, portakallar dalda çürürken, biz Brezilya’dan portakal suyu konsantresi, Arjantin’den
Bu milleti zehirleyen süt
Çocukları zehirleyenlerin yanında duranlara sözümüz yok. İçtikleri yanlarına kâr kalsın.
Tavuktaki Büyük Tehlike!
Tavukta arsenik, antibiyotik ve Prozac da var. Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta yazdı...

Doktoru kim öldürdü?


"Suçluluğu ispat edilene kadar herkes masumdur" temel hukuk ilkesi nedense 'doktorlar hariç' şeklind

Ekonomik devletçilik ve eczaneler


Devletçilik zamanımızın en yaygın siyaset ve ekonomi felsefesi hastalığı.
Bu bitkiler mucize gibi!
Önceki yazılarımda meyve ve sebzelerin yararlarını anlatmıştım. Bu yazımdaysa şifa amaçlı kullanılan

İyi Uykunun Sırları


Yoksa sen de geceleri uyumakta zorlanıyor, sabahları yatağa yapışıyor, uyandığın anda da gece boyunc
12 Eylül Yargılanıyor
1980 Askeri Darbe sonrası 1982 yılında o dönemin Kurucu Meclisi tarafından hazırlanan Anayasa oylanm

Ekmeğe Dikkat!


'SAĞLIK ve Gıda Güvenliği Hareketi', sağlık ve gıda güvenliği sorunlarına karşı çözüm üretmek ve tük
Türkler'de Nevruz, Yenigün, Gün Işığı
Türk Milletinde Nevruz yüzyıllar ötesinden devam ede gelen "geleneksel bayramlarından" birisidir.
Abdestli Kapitalist, Şeytanın Abdest Almış Halidir!
Gün gelecek devran dönecek, AKP orduya hesap verecek!
Yalancı Baharların Yorgunluğu
Size öyle gelmiyor mu bu bahar? Çamur doldurduğumuz çukurları on yılların çözümsüzlüğünde paneller i

n

İslamı Doğru Anlatamıyoruz

n

Nevruz

n

Dindar Gençlik mi Ülkücü Gençlik mi?

n

Dilimizi Kaybediyoruz!

n

Sıfır Hastalık Hedefi

n

Her Şeyin Her Şeyle Bağlantısı Üzerine...

n

İstiklal Madalyalı İnebolu Nereye Gidiyor?

n

İlaç Firmaları ve Alternatif Tıp Ürünleri

n

GDO’lu Ürün İnsan Irkını Tehdit Ediyor!

n

GDO'suz Türkiye'nin Gizli Potansiyeli

n

Elektromanyetik Alanların Sağlığa Etkileri

n

10 Soruda GDO Sorunu

n

Nil'den 2012 Yılına Mesaj

n

Bol bol tereyağ yiyip, unu şekeri keserseniz kolesterolünüz düşer!

n

Denge, Güç Bileziği ve Kalça Sıkılaştırıcı Ayakkabılar

n

Kaşıntılarınızı Artık Ötelemeyin!

n

Salgını Kim Salıyor?

n

Deprem Şikesi

n

Vitaminler Can Yakıyor

n

Çağın vebası yoruyor şişmanlatıyor acıktırıyor

n

Obezit öğrenci sayısı yüzde 100 arttı!

n

5 Büyük Sağlık Hatası!

n

Multipl Skleroz (MS)'in Biyomedikal Tedavisi

n

Kahvaltı yapmayan çocuk öğrenme zorluğu yaşıyor

n

'Sağlık' Merceğinden Görünen 'Kim'liğimiz

n

Yanlış Zayıflama

n

Otizm Genetik mi?

n

“Et”in çevreye verdiği zarar

n

Sevene emir gerekmez; sevildiğini bilene yasak sökmez

n

Alfalfa’yı Tanıyor Musunuz?

n

Bizi Ne Öldürüyor?

n

Zeytinyağı konusunda bilmeniz gereken noktalar

n

Zehirli Maddeler Kullanmadan EVDE TEMİZLİK

n

Kadir Gecesi: Kadrini bilenlerin gecesi

n

Organik Kafası

n

Yeni Sağlık Riski Testi: Omega-3

n

Tansiyon ilacı deyip geçmeyin

n

Cep’te Dünya Uyanıyor T.C. Uyuyor

n

Cep Telefonu ve Kanser

n

‘Kantin Devrimi’ni destekliyoruz fakat…
 
Ahmet Maranki ve Ekibiyle Saglikli Bir Dünyaya



MARANKİ DİYOR Kİ

Her insanın ilk ve en birinci vazifesi, kendini keşfedip tanıması ve bu sayede aydınlanan mahiyet adesiyle dönüp Rabbi'ne yönelmesidir. Kendi mahiyetini tanıyıp bilmeyen ve Yüce Yaratıcısıyla münasebet kuramayan bahtsızlar, sırtlarında nasıl bir hazine taşıdıklarını bilemeyen hamallar gibi bu dünyadan geçer giderler.



GÜNÜN SÖZÜ

Affedici olun ki, Allah da sizi affetsin ve şerefinizi yüceltsin!

Hadis-i Şerif


GÜNÜN YAZISI

Meyve suları ithal ‘konsantre’den yapılıyor

Bizim limonlar, portakallar dalda çürürken, biz Brezilya’dan portakal suyu konsantresi, Arjantin’den limon suyu konsantre ve Brezi

Bu milleti zehirleyen süt

Çocukları zehirleyenlerin yanında duranlara sözümüz yok. İçtikleri yanlarına kâr kalsın.

Tavuktaki Büyük Tehlike!

Tavukta arsenik, antibiyotik ve Prozac da var. Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta yazdı...

GÜNDEM HABERLERİ

Ünlü Antibiyotik Kalp Düşmanı Çıktı

Sağlık Bakanlığı'ndan "Aferin" Takibi
Sosis, Salam ve Sucuk Etine Yüzde 100 Zam!

Fast Food Zincirine Dev Tazminat!

Ekmeğe de Hile Karıştı

FOTO GALERİLER

Tümünü Göster »

SİZDEN GELEN YORUMLAR

Alternatif tıbba Sağlık Bakanlığı'ndan yeni düzenleme

Kitaplarınızdan çok şey öğrendim.

Kozmik Beden Temizliğinin hayatıma kattıkları

Kozmik Yaşam Merkezindeki Şifalar

Mide Dostu

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

Şifre:

 

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

Hicri Bugün :
1 Recep 1433

Bugünkü Ay'ın
Görüntüsü

SİTE BAĞLANTILARI

ANKET

Ahmet Maranki'nin yazılı ve görsel medya aracılığıyla ulaştırdığı sağlık tavsiyelerini sosyal hayatınızda uyguluyor musunuz?

Seçenekler
Kesinlikle uyguluyorum
Takip ediyorum fakat uygulayamıyorum
İlgimi çekmiyor

Sitede Online


www.maranki.com sadece internet Üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Sistem Yönetimi :
Networkbil.Net

- Kullanım Sözleşmesi
- Gizlilik Bildirimi