Mondros Mütakeresi, Anadolu’nun üzerine kara bulut gibi sökerken, ilk cesur çıkışı Kastamonulu kadınlar yaptı… Kız öğretmen okulu bahçesinde toplanan üç kişi aşkın kadın işgali kınadı; dünyaya; ‘’Özgürlük için erkeklerimizle savaşacağız’’ diye haykırdı.
Kastamonu’nun aydın insanları , kadınlar ve gençler, Kurtuluş Savaşı sırasında Mustafa Kemal’in hep yanında yer aldı. İnsan kaynağı ve lojistik destek bu belgeden sağlandı.
Bu arada Kastamonulu hanımlar Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti yararına gösterilecek bir filmin biletlerini satmak üzere bir komite kurmuşlardır. Bu konudaki haber, Açıksöz Gazetesi'nin 19 Ekim 1919 tarihli nüshasında yayınlanmıştır. Bu komite görev alan hanımları, muhtemelen Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kadınlar şubesinin kurucuları olmuşlardır.
Bu takdirde, söz konusu cemiyetin kadınlar şubesinin 27 Eylül – 19 Ekim 1919 tarihleri arasında kurulmuş olduğu söylenir.
Kastamonulu kadınlar açısından çok önemli gördüğümüz bir konu ise düzenledikleri kadınlar mitingidir. Yurdumuzun yabancılar tarafından işgal edilmesini ve oralarda yapılan vahşetleri protesto etmek maksadıyla bir miting yapılması planlanmış ve bu maksatla miting tertip heyeti kurulmuştur. Bu komitede görev alan kadınlar şunlardır;
1) Zekiye Hanım (Polis Müdürü Halil Bey’in eşi)
2) Kamuran Hanım (Defterdar Ferit Bey’in eşi)
3) Saime Hanım (Sağlık Müdürü Ferruh Bey’in eşi)
4) Bedriye Hanım (Maarif Müdürü Talat Bey’in eşi)
5) Münire Hanım (Vilayet mektupçu Fuat Bey’in eşi)
6) Refika Hanım (Fıkra kumandanı Miralay Bey’in eşi)
7) Neyyire Hanım (Reji Müdürü Ömer Bey’in eşi)
10 Aralık 1919 Çarşamba günü Darülmullimat (Kız Öğretmen Okulu) bahçesinde üç binden ziyade Kastamonulu kadın bir araya gelmiş; ülkemizin işgalini ve yapılan insanlık dışı vahşetleri şiddetle protesto etmiştir.
Mitingde; tertip komitesi başkanı olarak Zekiye Hanım ve Fıkra Kumandanı Miralay Osman Bey’in kızı Refika Hanım birer konulma yapmış ve olaylardan duydukları üzüntüleri dile getirmişleridir. Gazetelerdekiler darlığı nedeniyle bunlardan sadece Zekiye Hanım’ın konuşması yayınlanmış diğerine yer verilmemiştir. Bu konuda Kastamonu Gazetesi aynen şunları yazmıştır:
‘’Miting heyeti idaresini teşkil eden hanımefendiler tarafından irad edildiği beyan ettiğimiz nutukları vahşetleri şiddetle kınamış gerekirse vatanı kurtarmak için kendilerinin de cepheye gideceklerini ifade etmiştir.
İşte Zekiye Hanımın tarihe geçen konuşması;
Kardeşler Hemşireler!
Daha bir sene evvel kırmızı rengi ile başımızda dalgalanan ulu sancağımız, görüyorsunuz ki siyahlara matemlere büründü. Muharebe meydanlarında vatan ve din uğrunda binlerce evladımızı gömdükten sonrası ve haktan, adaletten bahsede Avrupalıların bir seneden beri yenildik diye başımızı açmadıkları felaket kalmadı. Haktan en çok bahsedenler haksızlığın en büyüğünü yaptılar. Daha dün bizim gibi refah ve saadeti, evi , barkı olan İzmir’deki din başlarımız beyaz saçlı kadınlarımız Yunanlıların süngüsünden geçti. Her tarafı yüksek minarelerden beş vakitte ism-i selaullah bağırdan Adana’mız, Antalya’mız ve nihayet güzel Aydın, Antep, Maraş, Urfa’mız elimizden alınmak isteniyor.
Hanımlar!
Büyük felaketlerimiz önünde evlatlarımızın, kardeşlerimizin kanıyla suladığımız yurtlarımızın işgaline kardeşlerimizin felaketine susacak mıyız? Hayır Hanımefendiler! Mağlubuz, silahımız yok fakat göğsümüzde imanımız, bütün dünyayı hak eden Allah’ımız var.
İşte bizde imanımıza ve Allah’ımıza istinaden haksızlıklarını yüzlerine vurur ve cihan huzurunda ilan ettikleri adaleti talep ederiz.
Hanımlar!
Biz dünyayı kanlara boğan , insanları tavuklar gibi boğazlayan erkeklere müracaat edecek değiliz.
Bizim gibi şefkatle, merhametle düşündüklerine şüphe etmediğimiz itilaf devletlerinin büyük kadınlarına müracaat edecek ve birer telgrafla, bize yapılan haksızlıkları anlatacağız.
Bilindiği gibi Kurtuluş Savaşı yıllarında eli silah tutan erkekler cepheye koşmuşlar, geride kalan kadınlar ise askerin giyim, kuşam ve erzakını hazırlamışlar, cepheye silah ve cephane taşımışlardır. Bunun yanı sıra birçok ilde kadınların başını çektiği protestolar ve mitingler düzenlemiştir.
Kastamonu’da Polis Müdürü Halit Bey’in eşi Zeki Hanımın başkanlığında düzenlenen büyük kadınlar mitingi de Milli Mücadeleye verilen desteği ve vatanın kuruluşu için her türlü fedakarlığa hazır olduklarını göstermesinin yanı sıra birçok noktadan önem arzetmektedir.
Birincisi hanımların bu tür bir faaliyete katılmakta gösterdikleri azim ve kararlılıklarıdır. 3000’den fazla kadını bir araya toplamak, hangi devirde olursa son derece zordur. Üstelik bu toplantının bir taşra vilayeti olan Kastamonu’da gerçekleşmiş olması daha da dikkat çekicidir.
Burada unutulmaması gereken konulardan birisi, şüphesiz ki o günlerin havasıdır. Çünkü her kadının eşi, kardeşi, çocuğu veya hiç değilse bir yakını ya şehit düşmüştür veya yaralanmıştır. Kısaca ifade etmek gerekirse, her evde mutlaka bir üzüntü kaynağı bulunmuştur.
Bütün bunlardan ayrı olarak, bu kadınların kültür seviyelerinin yüksekliği de bu mitingde kendini göstermiştir. Zira katılıcılıkta en büyük etkenlerden biri şüphesiz , kültüre ve bilgiye dayalı bilinçlenme faktörüdür. Mustafa Kemal Paşa’nın henüz Ankara’ya gelmediği tarihlerde sergilenen bu hareket Kastamonu’lu hanımların milli şuurlarının ne kadar yüksek olduğunu açıköa göstermektedir. Ancak bu, sadece onların değil, bütün Türk kadınlarının da ortay heyecanı olarak kabul edilmelidir.
Kadını ve erkeğiyle bu vatanı bize armağan eden bu yüce insanları bir kez daha rahmetle ve saygıyla anıyorum.
Sen rahat uyu Şerife Ana , halime evlatların burada şavaş Kastamonu ilk Türk kadın mitinginin 91. Yıldönümü kutlu olsun.
İnebolu Gazetesi - Nurhayat ERGÜN