ANASAYFA arrow KONFERANSLAR arrow Çocuk sahibi olamayanlara umut!! 1 haftada sağlıksızlıktan sağlıklı ve mutlu bir hayata geçiş
Çocuk sahibi olamayanlara umut!! 1 haftada sağlıksızlıktan sağlıklı ve mutlu bir hayata geçiş Yazdır
Üye Değerlendirme: / 77
Kötüİyi 

Tekrar merhaba,
Bu mailimi yayınlayabilirsiniz....

Benim sizde cep telefonum ve mail adresim  var. Onu da sizin uygun göreceğiniz kişilere eğer konuşmak isterlerse verebilirsiniz...
Ben eşimle beraber 12-19 mayıs tarihleri arasında İnegöl Oylatta gerçekleşen arınma programına katıldım. Detoks hakkında bir süredir basında Çıkan haberleri takip ediyordum. Yıllardır gerek yanlış beslenme sonucu gerekse insanlığın geldiği nokta itibariyle

sağlıksız- kimyasal katkılı- genleriyle oynanmış besinleri yiye yiye vücudumuzu getirdiğimiz bu halden kurtarmamız  gerektiğine inanıyordum. Fakat yine de işte insanoğlu müsibet gelmeden başa nasihatlere kulak asmıyor. Ama işte benim bedenim de sonunda çığlığı bastı ve 33 yaşında erken menopoz denilen sorunla karşılaştım. Hem de 4,5 yıllık evliliğin sonunda nihayet Çocuk kararı almışken... Çocuk için bunca zaman gereksiz sebeplerle  beklemiş olmanın vicdan azabını yaşarken,   bundan sonraki hayatımda erken menopoz nedeniyle beni beklediğini bildiğim (ciltte sarkma, kemiklerde incelme vs vs)   sorunları düşünmeye  gücünüz bile kalmıyor maalesef... 4 kere tüp bebek denemesi sonrasında, ilk kitabının yayınlanmasından itibaren Ahmet Maranki'nin hiç bir konuşmasını kaÇırmayan annem,  Ahmet Bey'in önderliğinde düzenlenen arınma  programından bahsetti.

Benim 4. tüp bebek denemesinin olumsuz sonucunu aldığım gün, Ahmet Maranki'nin sitesinde Kozmik Beden Temizliği-Arınma'nın  3. döneminin  duyurusunun yayınlandığı gün  oldu. Şimdi düşünüyorum da aslında  iyi  oldu. O ruh hali ve sonradan da tanık olduğum üzere bedenimin o haliyle hamile kalmış olmak pek de hayırlı olmayacaktı. 

Heyecanla ama tabi ki binbir kuşku ve kaygıyla gittik...İlk olarak lavman düşüncesi bunca yıldır edindiğimiz katı düşünce kalıpları nedeniyle çok  uzak geliyor ve korkutuyordu. Gerçi ne tesadüftir ki oraya okumak için götürdüğümüz Sümerleri anlatan kitapta da o dönemde kullanılan en etkili tedavi yöntemlerinden biri olarak lavmandan bahsediyordu. Aslında insanoğlunun bir zamanlar kendi kendinin doktoru olduğunu fakat zamanla ilaç şirketlerinin dayatmasıyla onların birer kar aracı ve canlı kobayları olarak kendi vücudumuza ne kadar yabancılaştığımızı  o zaman algıladım.  

Bunca yıldır her ne kadar dikkat ediyoruz desek de,  vücudumuza ister istemez , onun doğasına aykırı bir çok (belki de kilolarca) maddeler sokmuştuk. Bu maddelere yaradılış gereği  tamamen yabancı olan vücudun bunları hazmetmesi ve olması gerektiği gibi dışarı atması imkansızdı. En kaba ama basit haliyle lavaboya "yabancı" maddeler attığınızda nasıl da tıkanıp işlevsiz hale geldiği gibi.. Böylesi bir durumda  görevini tam manasıyla yapamayan  bağırsak nedeniyle diğer organlarımıza fazla yük binince vücudun başka başka yerlerinde sorunlar olması kaçınılmaz hale geliyor.  İşte beslenme,  bitkisel destekler ve lavman yöntemiyle temizlenen bağırsaklarınızın tam manasıyla işlevlerini yerine getirmesini sağlıyorsunuz. Bunun yanında aslında özellikle benim gibi yemeyi içmeyi seven biri olarak, aslında  irademi kullanabileceğimi ve  aç kalırsam (eski halime göre) ölmeyeceğimi gördüm (ki hiç de aç kalmadığınız gibi başka yerde kolay kolay tadamayacağınız bir çok sebze-yeşilliği de tadıyorsunuz)  

Canınızın çektiğini zannetiğiniz o hamburger, pizza ve  bisküvileri  aslında görsel medyanın dayatması sonucu tüketmeye yöneldiğinizi  görüyorsunuz... İlk iki günlük adaptasyon devresinden sonra vücudunuzdaki olumlu değişimleri de farkederek süreçten daha fazla keyif alıyorsunuz. Arınmanın bilincine varıyorsunuz. Özellikle içinizden çıkan çamur gibi sıvılar ve sarı sarı iltihapları (ve daha neler neler maalesef) görünce bunca zaman aklım neredeymiş diyorsunuz. Bir de normal zamanda haftanın iki günü küt diye gelip yerleşen ve bana ilaçsız dışarı çıkmayı kabus haline getiren başağrılarımın yok olduğunu (iki hafta oldu, zerre kadar ağrı yok...) gördüm.

Sabahları sürüne sürüne uyandığım 33 yıldan sonra saat 6.00 da rahat rahat kalkabildiğimi ve buna rağmen esneye esneye günü tamamladığım  günleri geride bıraktığımı görünce daha da mutlu oldum 

<font face="Verdana" size="4"><span>Tabi bir de program dönüşünde İstanbul'da (yine de dayanamayıp )
yumurta kontrolü için gittiğim doktorumdan sağ yumurtalığımda oldukÇa sağlıklı
bir yumurta geliştirdiğimi ve hatta sol yumurtalıkda önümüzdeki ayın
yumurtasının  gelişmeye başladığını duyunca daha da mutlu oldum. Ben daha
doktoruma söylemeden kendisi bu ay tüp bebek denemesi yapmayıp kendi haline
bırakmayı önerdi. Ben inanıyorum,  zorlamadan sadece bu bilince sahip olarak ve
gerÇekten kalpten inanarak bu sorunu aşacağım.</span></font> 

Fiziksel değişimler kendini göstermeye başladı. Bunun yanında bilmiyorum neden, belki de bunca zaman vücuttaki tıkanıklıklar nedeniyle biriktirdiğiniz olumsuz düşüncelerden sıyrılıyorsunuz ve gönül gözünüzle görmeye başlıyorsunuz dünyayı... Ben başıma bu sorun geldiğinde çok ümit aradım. Her olumlu söze muhtaç hale geldim. Bu yüzden istiyorum ki insanlar arınma konusunu araştırsınlar canlı kobay olmaktan kurtulup kendi vücutlarını dinleyip tanısınlar tedavi etsinler.. Benim cep telefonumu ya da mail adresimi isteyenler  Ahmet beyin asistanı Kübra hanımdan edinebilirler. Dediğim gibi ben çok ümit aradım sizlerin de ümidinizi hiç kaybetmemesi dileğiyle... 

  

 

 

 
Sonraki >
Ay hareketleri: Visit the project’s site
2 days until next Ekadashi
Ay"Waning Crescent"

Hicri Takvim